Thursday, December 29, 2016

Travel Diaries: Ubud





        Ubud' da olmanın bana hissettirdiği şeyi nasıl anlatsam gerçekten bilmiyorum. Ubud için söyleyebileceğim en uygun tanım sanırım şu olur ;

Bambaşka bir ruh hali!


Bence Bali'yi dünyanın geri kalanından başka yapan yer tam da burası.Tapınakları,sokakları,insanları, her şeyi bambaşka.Sokak pazarlarından,galerilerinden,harika kitapçılarından,yoganın vahası olmasından bahsetmiyorum bile .Müthiş şekilde ilham verici bir yer .

Seminyak ve  Uluwatu' daki sörf tahtalı,bol partili ,mekanlar arası 'hızlı' geçişli mod burada bir anda kendini yoga sınıfında başlayan erken sabahlara,uzun meditasyon seanslarına,doğada yapılan uzun yürüyüşlere ve güzel müziğin başrol de olduğu sakin akşam yemeklerine bırakıyor. Öyle ki Seminyak' taki o yüksek enerji burada bambaşka bir forma geçiyor ve ne yalan söyleyeyim insanı gerçekten mest ediyor :) 

Sokak pazarları,pirinç tarlaları,galeriler ,yoga seansları derken hiç ayrılmak istemiyor insan.Yani Ubud'u sevmemek gibi bir olasılık yok.Yemek konusunda adanın geri kalanından eksiği yok fazlası var elbette,bir çok alternatif bir arada ve fiyat aralığı konusunda da yelpaze çok geniş.Ve doğası..Tapınakları dolaşırken civar köyleri bol bol gezme imkanı bulduk ve yol boyu arasından geçtiğimiz ormanlar köyler öyle farklı ve güzel görünüyorlar ki  bence her birinde ayrı ayrı günlerce kalınabilir.Merkez de bulunan  meşhur Monkey Forest'da oldukça keyifliydi bu arada ,tatlı maymunların makinemi almaya çalışmaları dışında genel olarak iyi anlaştık :)Bununla ilgili bol fotoğraflı bir post da gerilerde bir yerlerde var :)


  Ve tabii ki yoga! Bali'ye gitmeden önce özellikle araştırmamı yapmıştım bu konuda ve programımda her sabah yoga sınıfına katılmak vardı ama daha önce bahsettiğim gibi Seminyak'ta sörfe sarmamla beraber plan iptal oldu :) Neyse ki Ubud'da planıma sadık kaldım! Kaldığımız otel –ki sanırım şimdiye kadar kaldıklarım arasında en sevdiğim otel- kendi meditasyon odam vardı otelin kendi yoga dersleri de vardı ancak ben daha önceden Yoga Barn'a gitmeye karar vermiştim.Farklı farklı bir çok derse katılma şansım oldu! Programları çok geniş ve güzel zaten oranın en popüler yoga merkezlerinden bir tanesi ve çok güler yüzlü bir ekibi var .Atmosferi ,hocaları her şey tek kelimeyle mükemmeldi.  Özetle gidip de yoga olayına girecekleriniz var ise  gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim..

Erken sabahlar ,etrafta uzun yürüyüşler ,yoga seansları ,bol bol sokak pazarı turları ,farklı yemek deneyimleri, bali masajının -kendi adıma- suyunu çıkarmalar :)  Bali de ikinci hafta tam olarak böyle geçti işte :)  ve tüm bunları yaparken sabahları hafif yağmur olan öğleden sonraları harika bir hal alan mis gibi havada bize şahane bir fon oluşturdu.
 İki hafta Bali gibi bir yer için yeterli geldi mi derseniz tabii ki hayır :) Gerçi altı ay kalsam oda yetmezdi. Yapılacak,görülecek onlarca şey kaldı aklımızda artık bir daha ki sefere umarım :)

 Bali'den sonraki durağımız Gili Adalarıydı ,Gili adalarında çektiğim fotoğrafların olduğu kart hala kayıp,ortaya çıkması halinde onunla da ilgili bir post yazarım sanırım! Yani umarım :)

Ama şimdilik bol bol Ubud fotoğrafları  :)

Sevgiler

S.
































No comments:

Post a Comment

 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...